Diyetisyene Sorun Formena Blog

Diyet yaparken sağlıklı beslenme

Diyet yaparken sağlıklı beslenme

Sağlıklı bir diyet programı uygulayabilmek sağlıklı diyet yemekleri ile mümkün olabilmektedir. Sağlıklı diyet yemekleri ise tatsız tuzsuz sadece salatadan oluşan ya da durmadan ızgara et veya tavuk hazırlamak anlamına gelmemektedir. Diyet yaparken önemli olan, diyeti sıkıcı bir hale getirmemektir. Çünkü sıkıcı hale gelen diyetler kalıcı olamaz, uzun sürmez. Her gün aynı yemkleri yemek kime sıkıcı gelmez ki?  Her haftanın Pazartesi günü diyete başlayıp Çarşamba günü bırakmak zorunda olmak, sizi diyet yapmaktan diyet yemeği hazırlamaktan soğutur. Her seferinde verdiğiniz gramlar diyet yapmayı bıraktıktan sonra kg olarak geri döner.

Diyet yemeğinin hem sağlıklı hem de sıkıcı olmaması, kişinin günlük alması gereken kalorinin hesaplanması ile mümkündür. Kilo vermek için ya da form tutmak için günlük almanız gereken kalori kadarını yerseniz amacınıza ulaşırsınız. Eğer almanız gereken kaloriyi de yediklerinizin kalorisini de biliyorsanız istediğiniz herşeyden tüketebileceğiniz ölçüde tüketir böylece sıkıcı diyetlere ve sıkıcı diyet yemeklerine elveda diyebilirsiniz. Ancak bu hesaplama yemek içeiğinde bulunan yağın, sebzenin, etin kısacası herseyin konulan oranda kalorisinin hesaplanması ile mümkün olur.

Sağlıklı bir diyette önemli olan diğer şey ise besin dengesidir. Diyet yemeklerinde besin dengesini doğru ayarlamak önemlidir. Hem vitamin ve minarellerden hem de gerekli protein, karbonhidrat ve yağdan doğru ölçüde almak gerekir. Hergün almanoz gereken kadar protein, karbonhidrat, yağ, vitamimn ve minarallerden almanız gerekir. Tek besinle beslenirseniz vücudunuz başka besinlere sürekli ihtiyaç duyacaktır. Hem sağlığı korumak hem de doğru şekilde kilo verip çabucak alınmaması için doğru beslenmenin prensiplerini öğrenmek gerekir. Bu prensipleri edinerek kilo vermenin devamında bir beslenme disiplini ile yaşamayı ve bu disiplin ile hayat standardınızı yükseltmeyi başarabilirsiniz.

Kısacası diyet yemeği öyle geçiştirilebilecek bir yemek hazırlama işi değildir. Hem diyet yapıp kilo vermek hem de sağlığı korumak gerekir. Sadece kilo vermeye odaklanmak vücudun başka yerlerinde sağlık problemi açabilir. Böyle bir problemin oluşmaması için sağlıklı kilo vermek ve bunun yollarını bilmek gerekir. 


Kış Aylarında Beslenme

Kış Aylarında Beslenme

Metabolizmamızın kendini korumaya aldığı, enerjiyi harcamamak ve yağ dokusunu korumak istediği ve vücudumuzun ‘bu soğukta hareket mi edilir, oturup ısınmak en iyisi’ dediği aylara girmişken kilo almamak mümkün mü? Dengeli beslenme, abur cubur yememe ve öğün atlamama ile mümkün.

Uzun süren açlıkta kan şekerinizde çıkan dengesizlik sizi şekerli ve karbonhidratlı besinlere yönlendirir. Bu yüzden öğün atlamak kilo artışını beraberinde getirir. Öğünleriniz arasına 2,5-3 saat aralık koyarak ana ve ara ögünleri ayarlamak önemli. Öğün atlamak sizi bir sonra ki öğüne daha aç oturmaya ve dolayısıyla daha çok yemeye iter. Bu aylarda güne, özellikle güçlü ve sağlıklı bir kahvaltı ile başlamak bütün gün kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.

Bu soğukta evde oturuken yapılacaklar yanında abur cubur tüketmek ne kadar kulağa hoş gelse de kış aylarından çıkacağımızı hatırlayıp ağır diyetler yapmak zorunda kalmamak için; Tatlı isteğini kuru meyveler ile gidermek, meyve yanında yağsız süt tüketmek, kuruyemişleri sayı ile ve kavrulmamış olarak tüketmek, yağlı-kremalı-hazır ürünlerden mümkün olduğu kadar uzak durmak ve tabi ki hasta olmamak için bağışıklık sistemini güçlendirici besinlerden tüketmek vücudunuzu ve kendinizi daha çok sevmenizi sağlayacaktır.

A ve C vitamini yüksek besinler ile kış hastalıklarına karşı da kendinizi koruyabilir ve bütün kışı hasta yatağınızda değil de kartopu oynayarak geçirebilirsiziniz. Kışın tadı sağlıklı bir vücut ile çıkarılır. O yüzden hamur işi ve tatlılarla karnınızı doyurmak için yemek yerine vücudunuza onu da sevdiğinizi hatırlatmak gerekir. Bunu da onu doğru besleyerek yapabilirsiniz.

Tabi bunların hepsinin yanıında yazın kana kana içip doyamadığımız o suyu kışın içmeyi unutmamak... Suyun vücut ve sağlık için ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak kış mevsiminde susama hissi az olduğu için su tüketme ihtiyacı hissetmiyoruz. Su içmeyi yaşarken bir alışkanlık haline getirmek gerekir.

Sağlıklı ve vücudunuzu sevdiğiniz bir kış diliyoruz.


Sağlıklı Beslenme Önerileri

Gün içinde ki öğün sayınızı arttırın. Sindirim sorunlarını en aza indirmek ve metabolizmayı canlı tutmak için 3 saat arayla yemek yemeye özen gösterin.Bol bol su tüketin. Günlük 10-12 bardak su tüketmek vücutta yorgunluğun giderilmesine ve ödemin atılmasına yardımcı olur. Sodyum miktarı az olan soda, süt veya ayran tüketmeye özen gösterin, kafeinli ve alkollü içecekler vücutta ki ödemi arttırır. Tuzlu yemekten kaçının, tuz vücutta yorgunluğa yol açar ve ödem yapar. Her gün en az yarım saat yürüyüş yapmaya özen gösterin.


Ne Yememeliyiz?

Son zamanlarda artık birçok ünlü bilim insanının birleştiği bir noktaya gelinmiş bulunmakta. Sağlıklı olmak ve yaşlılıkta hastalıklarla boğuşmadan yaşayabilmenin formülleri artık belli olmuş durumda.

Ketojenik bir beslenme tarzını benimsemek: Yüksek yağlı az karbonhidratlı, orta veya az proteinli ama bol sebzeli bir rejim. Sağlıklı yağlar (tereyağı, zeytinyağı) karbonhidratlardan çok daha kaliteli bir yakıttır. Karbonhidrata alışmış bir metabolizmaya yağdan enerji almayı öğretmek 2-3 haftayı bulabilir. Sonrasında sonsuz bir enerji ve acıkmaya elveda. Aslında ketojenik beslenme yukarıda bahsi geçen paleo beslenmeye çok benzer. Burada yağ oranı artmıştır. Yağlar veya yağlı gıdalar acıkmayı yok eder ve nerdeyse sınırsız bir enerji sağlar.

Probiyotiklerden zengin besinler tüketmek. Bağırsaklarınız sağlıklı olursa vücudunuz ve beyniniz de sağlıklı olur. Batı tıbbı bağırsakların önemini maalesef daha yeni anlamış durumdadır. (Doğu’nun tıbbı bunun 5 bin senedir farkında)

Düzenli hareket etmek.(düzenli spor yapmak değil) Dünyanın en uzun yaşayan insanlarının hiç biri sporcu değil ama hayatları boyunca fiziksel efor gerektiren işleri olmuş. Şehir insanının da yapması gereken spor türü HIIT yani Yüksek Yoğunluklu Interval çalışmasıdır. (High Intensity Interval Training) Olimpiyatlara hazırlanmıyorsanız bunu haftada 3-4 kez 15-20 dakika yapmanız yeterlidir. Ayrıca sporunuzu boş mideyle yapmak çok daha fazla performans artışı sağlar. Spordan önce içilen bir kahve de yağ yakımını en verimli şekle getirir.

D vitamini takviyesi almak. Dünyadaki insanların %50 sinde görülen D vitaminin eksikliği sayısız önemli soruna yol açar. Bağışıklık sistemini güçlendiren bu vitamin kalp ve damar sorunlarından kansere birçok hastalığın önlenmesinde yardımcı olur.

Omega 3 takviyesi almak: Günümüzdeki besinlerde 15-20 bin sene öncekilerine oranla çok daha az Omega 3 yağ asidi bulunmakta. Hücrelerin sağlıklı çalışması için hayati olan bu takviyeyi almakta fayda var.

Kolesterolü yüksek tutmak: Batı tıbbı tarafından gizlenen araştırmalarda kolesterolü yüksek olan kişiler daha uzun yaşıyorlar. (Bkz: Batı Tıbbı Sağlığımızın Altını Nasıl Oyar- Dr. Shane Ellison) Kolesterol düşürücü ilaç alanların daha uzun yaşadığına dair hiç bir belge bulunmamakta. Kolesterolü düşürülen insanlarda sayısız sorunlar ortaya çıkmaktadır.


Bahar yorgunluğu için 10 tavsiye

 

Baharda ısınan havalarla birlikte metabolizmanız ve hormonlarınız da değişim görülüyor. Bu değişimin genellikle; halsizlik, yorgunluk, kas krampları, mutsuzluk ve uyuma isteğidir. Sabahları uyandığımızda kendimizi iyi hissetmemiz, sindirim sistemi ve  kan şekeri dengesi nedeniyle gerçekleşiyor. Dengeli bir kan şekeri kendimizi iyi hissetmemizi ve tok kalmamızı sağlıyor. Bunlar da enerjik olmamızda büyük önem taşıyor. Ayrıca bazı vitamin ve mineral eksiklikleri de kendimizi yorgun hissetmemize yol açabiliyor. Bu eksiklikler yerine konulup depolar dolduğunda kendimizi hem bedenen hem de ruhen daha iyi hissediyoruz. Dolayısıyla baharı enerjik geçirmek için öncelikle bazı besinleri soframızdan eksik etmemek ve yeterli miktarda tüketmek gerekiyor.

 

1.Kivi 
Kivi C vitamini açısından zengin bir meyve. Sabahları veya gün içinde tüketilen bir adet kivi enerji vererek metabolizmayı canlandırıyor. Özellikle demir kaynakları ile alınan kivi vücudun demir emilimini de artırıyor. Örneğin; yumurta ile yenen kivi gibi.

 

2.Havuç 

Havuç iyi bir A vitamini kaynağı. Bağışıklık sistemini destekleyici etkisinden dolayı gün içinde halsizliği gideriyor. Salatalarda günde 1 adet tüketebilirsiniz. Havucu vücudunuzun A vitaminini daha iyi kullanabilmesi için mutlaka yağ ekleyerek tüketin. Ancak kan şekerini yükselteceği için havucu fazla yememeye özen gösterin.

 

3.Armut 
Armut bol miktarda A, C ve K vitamini içeriyor. C vitamini sayesinde etkili bir antioksidan. Armudun içindeki antioksidan, yani bağışıklık sisteminin koruyucu etkisi vücuda enerji veriyor. Bunun yanı sıra armut kan şekeri dengesinin sağlanmasında da etkili oluyor. Baharı enerjik geçirmek için günde bir adet armut tüketmenizde fayda var.

 

4.Maydanoz
Vitamin açısından zengin olan maydanoz, roka ve dereotu vücudun bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bahar yorgunluğundan daha kolay kurtulmamızı sağlıyor. Ayrıca ödem atma özelliği sayesinde vücudun ödemli ağır halini gideriyor. Vücut ne kadar ödemsiz olursa, o kadar enerjik bir yapıya sahip. İsterseniz maydanoz suyu şeklinde veya salatalarda, isterseniz sabah kahvaltılarında tüketebilirsiniz. Roka ve dereotunu da salatalara her gün ilave edebilirsiniz.

 

5.Ceviz
Ceviz, badem veya fındık E vitamininden zengin besinler. E vitamininin vücuttaki işlevinin en önemlisi, antioksidan özelliğe sahip olması. Bu sayede bağışıklık sisteminin korunmasında önemli bir rol üstleniyor. Her gün 2 bütün ceviz veya 10 adet çiğ badem ya da 6-7 adet fındık tüketmenizde fayda var.

 

6.Yoğurt 
Vücudumuzdaki yararlı bakteriler olan probiyotik içeriyor. Bu sayede bağırsak florasını güçlendirerek bağışıklık sisteminin de güçlenmesine katkı sağlıyor. Ayrıca yoğurt tok tutma özelliğinden dolayı kan şekerini dengeliyor. Böylelikle gün içinde kendimizi enerjik hissetmemizi sağlıyor. Yoğurdu her gün 1-2 kase mutlaka tüketin. Süt içme durumunuza göre 1 kase daha artırılabilirsiniz.

 

7.Kırmızı et 
Demir eksikliklerinde yorgunluk ve halsizlik şikayetleri artıyor. Kırmızı et hem demir alımı, hem de B12 vitamini açısından önemli. Baharı zinde geçirmek için kırmızı eti haftada 2-3 kez sofranızdan eksik etmeyin.

 

8. Yulaf ezmesi 
Yulaf ezmesi, hem kan şekeri dengesi hem de toksinlerin atılması açısından önemli. Düzenli bir kan şekeri ve yine düzenli çalışan bağırsaklar da kişiyi daha enerjik hale getiriyor. Yulaf ezmesini haftada 3-4 kez sabahları veya ikindi öğününde süte ya da yoğurda karıştırıp tüketebilirsiniz.

 

9.Ispanak 
Hem magnezyum, hem de demir açısından zengin bir besin. Bu sayede vücuda direnç kazandırıyor. Ayrıca ödem atmada da etkili oluyor. Ispanağı haftada 2 kez yemeyi ihmal etmeyin.

 

10. Yeşil çay 
Yeşil çay kateşin denilen flavanoidlerce zengin. Yeşil çay kateşinleri iyi bir antioksidan özelliği sayesinde halsizliğe karşı etkili oluyor. Her gün 1 fincanı geçmeden içmenizde fayda var. Ancak tansiyon hastası iseniz yeşil çay tüketiminden mutlaka kaçının.

 

Ve bol su içmeden olmaz! 


Aç kalmak Diyet Yapmak mıdır?

 Günümüzdeki bilgi kirliliğinden dolayı diyet, insanların gözünü korkutarak; aç kalmak olarak nitelendirilmektedir. Bu bilgi kirliliği ise kendini diyetisyen olarak tanıtan ancak asıl mesleği diyetisyen olmayan kişilerin oluşturduğu çok düşük kalorili diyetler sebebiyle oluşmaktadır. Dolayısıyla bu çok düşük kalorili diyetler sebebiyle insanlar diyet kelimesini aç kalmak olarak düşünmektedir. Oysaki diyet aç kalmanın aksine doymaktır.

Zayıflama diyetleri bireylerin hastalık durumu, metabolik hızları, fiziksel aktiviteleri ve besin tüketimleri göz önünde bulundurularak kişiye özgü yazılmalıdır. Buradaki hedef bireyleri aç bırakmanın aksine günlük alması gereken enerjiyi tamamlayarak bireyleri dengeli ve düzenli beslenmek ve bu alışkanlığı benimsetmektir. En sağlıklı kilo verme yöntemi de sporun yanında bu şekilde yazılmış diyetlerdir.

Kısacası zayıflama diyetleri gerçek diyetisyenler tarafından yazılan, bireyi aç bırakmayan, dengeli ve düzenli beslenme alışkanlığı kazandıranlardır.


Obezite ve Şişmanlık


Obezite ve şişmanlık çağımızın salgın hastalıklarındandır. Artan teknoloji, hareketsiz yaşam, fast food tüketiminin artması, dengesiz ve düzensiz beslenme ise bu hastalığın en yakın arkadaşlarıdır. Şişmanlık önemsiz gibi görünse de birçok hastalık için alt yapı hazırlar. Erken müdahale ise bu hastalıkların önlenmesinde elzemdir.

Obezite/şişmanlık tedavisinde diyet en önemli yapı taşıdır. Bu sebeple de diyet yetkin kişiler tarafından itinayla hazırlanmalıdır. Aksi takdirde diyet tedavisi; olumlu etkilerin aksine olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu olumsuz sonuçlar arasında verilen kiloların daha fazla olarak geri alınması, birçok organın hasar görmesi ve metabolizmanın yavaşlaması sayılabilir. Beslenme her ne kadar basit gibi görünse de komplike bir olaydır. Bu sebeple kendi kendine diyet uygulamak ya da diyetisyen olmayan kişiler tarafından yazılan diyetler vücuda faydadan çok zarar sağlamaktadır

Formena Blog
Formena İletişim Hattı
Formena Mesaj