Chia'nın bilimsel yanı

Published on 14.03.2019

Diyet yaparken sağlıklı beslenme

Formena Mutfağında Chia'nın Bilimsel Yanı

İspanyolca yağlı anlamına gelen chian/chien kelimesinden türemiştir. Kökeni güney Meksika ve kuzey Guatama’ya dayanmaktadır. Meksika halkı için milattan önce 1500 ve 900’lü yıllar arasında mısır ve amarant gibi tahıllarla birlikte tüketilen temel bir ekin ürünü.  Geleneksel tıbbın bir parçası olarak ilaç yapımında, tohumların yağının ayrıştırılmasıyla boya eldesinde, savaşçıların güç ve dayanıklılığının artırılması amacıyla kullandığı bilinmektedir. O dönemde mesaj taşıyan habercilerin enerji vermesi amacıyla sıklıkla tükettiği bir besin olduğu için Aztekliler tarafından ‘koşu besini' (running food) olarak tanımlanmıştır.

Chia tohumu Alfa-linoleik asit, omega-3, Kalsiyum, Fosfor, Potasyum, Magnezyum, Niasin, A vitamini ve Posa yönünden oldukça zengindir.

        100 gram chia tohumu (486 kkal);  42,1 g CHO, 16,5 g protein ve 30,7 g yağ içermektedir.

Chia tohumu, tüm elzem amino asitleri uygun miktarlarda içermektedir. Ayrıca gluten içermediği için çölyak hastalarının tüketebileceği bir besindir (USDA, 2017). 

Klinik çalışmalar chia tohumu tüketiminin, tohumunun besin öğesi içiriği nedeniyle, tip 2 diyabet ve kardiovasküler hastalıkların metabolik kontrolünü ayrıca obezitede ağırlık kaybını sağlayabileceğini belirlemiştir.

KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR ÜZERİNE ETKİSİ

Chia tohumu n-3 yağ asitlerinin doğal bir kaynağı olarak kan trigliseridinin düşmesi ve kan kolesterol düzeylerinin düzenlenmesinde etkili olabilmektedir.  

Dislipidemik ratlar üzerine yapılan çalışmalar kan lipid profilinin iyileşmesi üzerine olumlu etki göstermiştir.

Dislipidemik ve insülin direnci olan ratlar üzerine yapılan bir çalışmada; yüksek sükroz içeren diyet ile birlikte bir gruba chia tohumu diğer gruba ise mısır nişastası verilmiş ve üç hafta sonunda chia tohumunun dislipidemi riskini azalttığı belirlenmiştir ve abdominal obezitenin azalmasını sağlamıştır.

Diğer bir çalışmada ratlarda chia tüketimi kan TG seviyesini azaltırken HDL seviyesinin artmasına yardımcı olmuştur.

OBEZİTE ÜZERİNE ETKİSİ

Chia tohumu; diyet posası, mineral, protein, yağ (özellikle ALA) bakımından zengin olması nedeniyle ağırlık kaybı programlarında kullanılabilecek alternatif bir besin olabilmektedir.

İçerdiği sağlıklı bileşenler sayesinde ağırlık kaybının yanısıra obezitenin komorbiditlerini önleyebilmektedir. Kilolu ve obez tip 2 diyabetli bireyler ile yapılan bir çalışmada enerji kısıtlı diyet ile birlikte günlük 30 g/1000 kkal chia tohumu tüketimi ağırlık kaybı, postprandiyal glisemide iyileşme ve kan CRP düzeyinde azalmaya yardımcı olmuştur.

TİP 2 DİYABET VE KAN ŞEKERİNE ETKİSİ

Chia tohumu diyet posası, protein ve çoklu doymamış yağ asidi içeriği postprandiyal glisemi üzerine olumlu etki göstermektedir.

Sağlıklı bireyler üzerinde yapılan bir çalışmada, müdahale grubundaki bireylere farklı miktarlarda chia tohumu eklenmiş ekmek tükettirilmiştir.

Kontrol grubu ile kıyaslandığında müdahale grubunun her 1 gram chia tohumu tüketimi postprandiyal glisemiyi %2 oranında düşürmüştür.

ÖNERİLEN TÜKETİM MİKTARI

Tavsiye edilen chia tohumu servis miktarı (1 yemek kaşığı) yaklaşık olarak 12 gramdır ve tüketim  2500 mg omega-3 içermekte ve bu miktar yetişkin bir bireyin omega-3 gereksinmesini tamamını karşılamaktadır.

2000 yılında yayınlanan Birleşik Devletler Besin ve Beslenme Rehberi (USDG)’ne göre yetişkinler için chia tohumu tüketimi 48 g/gün’ü aşmamalıdır.

Yüksek miktarda chia tohumu tüketimi gastrointestinal sistemde gaz, şişlik gibi problemlerin ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir.

Ayrıca çalışmalar hipotansiyonu olan ya da kan basıncını düşürücü ilaç kullanan bireylerin chia tohumunu tüketimlerinde dikkatli olmaları gerektiğini belirtmektedir.

Warfarin ( kan sulandırıcı) kullanımı ile chia tohumu tüketiminin olumsuz sonuçlara neden olduğundan warfarin ile birlikte chia tüketiminden kaçınmak gerekmektedir. 

Sonuç olarak; Chia tohumu içerdiği elzem yağ asitleri ve biyoaktif bileşenler sayesinde kan kolesterolü ve basıncını düşürmekte, enerji kısıtlı diyet ile birlikte uygulandığında vücut ağırlığı kontrolü sağlayabilmekte ve sporcuların dayanıklılığını artırabilmektedir.İnsülin direnci üzerine olumlu etki gösterir ve yüksek fenolik bileşen içeriğiyle antioksidan etki göstermektedir.


Formena Van Sorumlu Diyetsiyeni 

Sema Nur ARSLAN

Kış Aylarında Beslenme

Published on 11.04.2017

Kış Aylarında Beslenme

Kış Aylarında Beslenme

Metabolizmamızın kendini korumaya aldığı, enerjiyi harcamamak ve yağ dokusunu korumak istediği ve vücudumuzun ‘bu soğukta hareket mi edilir, oturup ısınmak en iyisi’ dediği aylara girmişken kilo almamak mümkün mü? Dengeli beslenme, abur cubur yememe ve öğün atlamama ile mümkün.


Uzun süren açlıkta kan şekerinizde çıkan dengesizlik sizi şekerli ve karbonhidratlı besinlere yönlendirir. Bu yüzden öğün atlamak kilo artışını beraberinde getirir. Öğünleriniz arasına...

Diyet yaparken sağlıklı beslenme

Published on 10.04.2017

Diyet yaparken sağlıklı beslenme

Diyet yaparken sağlıklı beslenme

Sağlıklı bir diyet programı uygulayabilmek sağlıklı diyet yemekleri ile mümkün olabilmektedir. Sağlıklı diyet yemekleri ise tatsız tuzsuz sadece salatadan oluşan ya da durmadan ızgara et veya tavuk hazırlamak anlamına gelmemektedir. Diyet yaparken önemli olan, diyeti sıkıcı bir hale getirmemektir. Çünkü sıkıcı hale gelen diyetler kalıcı olamaz, uzun sürmez. Her gün aynı yemkleri yemek kime sıkıcı gelmez ki?  Her haftanın Pazartesi günü...

Sağlıklı Beslenme Önerileri

Published on 10.04.2017

Diyet yaparken sağlıklı beslenme

Sağlıklı Beslenme Önerileri

Gün içinde ki öğün sayınızı arttırın. Sindirim sorunlarını en aza indirmek ve metabolizmayı canlı tutmak için 3 saat arayla yemek yemeye özen gösterin.Bol bol su tüketin. Günlük 10-12 bardak su tüketmek vücutta yorgunluğun giderilmesine ve ödemin atılmasına yardımcı olur. Sodyum miktarı az olan soda, süt veya ayran tüketmeye özen gösterin, kafeinli ve alkollü içecekler vücutta ki ödemi arttırır. Tuzlu yemekten kaçının, tuz vücutta yorgunluğa yol açar ve ödem yapar. Her gün en az yarım saat yürüyüş yapmaya özen gösterin.

Ne Yememeliyiz?

Published on 10.04.2017

Diyet yaparken sağlıklı beslenme

Ne Yememeliyiz?

Son zamanlarda artık birçok ünlü bilim insanının birleştiği bir noktaya gelinmiş bulunmakta. Sağlıklı olmak ve yaşlılıkta hastalıklarla boğuşmadan yaşayabilmenin formülleri artık belli olmuş durumda.


Ketojenik bir beslenme tarzını benimsemek: Yüksek yağlı az karbonhidratlı, orta veya az proteinli ama bol sebzeli bir rejim. Sağlıklı yağlar (tereyağı, zeytinyağı) karbonhidratlardan çok daha kaliteli bir yakıttır. Karbonhidrata alışmış bir metabolizmaya...

Bahar Yorgunluğu İçin 10 Tavsiye

Published on 10.04.2017

Diyet yaparken sağlıklı beslenme

Bahar yorgunluğu için 10 tavsiye

Baharda ısınan havalarla birlikte metabolizmanız ve hormonlarınız da değişim görülüyor. Bu değişimin genellikle; halsizlik, yorgunluk, kas krampları, mutsuzluk ve uyuma isteğidir. Sabahları uyandığımızda kendimizi iyi hissetmemiz, sindirim sistemi ve  kan şekeri dengesi nedeniyle gerçekleşiyor. Dengeli bir kan şekeri kendimizi iyi hissetmemizi ve tok kalmamızı sağlıyor. Bunlar da enerjik olmamızda büyük önem taşıyor. Ayrıca bazı vitamin ve mineral eksiklikleri de kendimizi yorgun hissetmemize yol açabiliyor. Bu eksiklikler yerine konulup depolar dolduğunda kendimizi hem bedenen hem de ruhen daha iyi hissediyoruz. Dolayısıyla baharı enerjik geçirmek için öncelikle bazı besinleri soframızdan eksik etmemek ve yeterli miktarda tüketmek gerekiyor.

Aç kalmak Diyet Yapmak mıdır?

Published on 10.04.2017

Diyet yaparken sağlıklı beslenme

Aç kalmak Diyet Yapmak mıdır?

Günümüzdeki bilgi kirliliğinden dolayı diyet, insanların gözünü korkutarak; aç kalmak olarak nitelendirilmektedir. Bu bilgi kirliliği ise kendini diyetisyen olarak tanıtan ancak asıl mesleği diyetisyen olmayan kişilerin oluşturduğu çok düşük kalorili diyetler sebebiyle oluşmaktadır. Dolayısıyla bu çok düşük kalorili diyetler sebebiyle insanlar diyet kelimesini aç kalmak olarak düşünmektedir. Oysaki diyet aç kalmanın aksine...

Obezite ve Şişmanlık

Published on 10.04.2017

Diyet yaparken sağlıklı beslenme

Obezite ve Şişmanlık

Obezite ve şişmanlık çağımızın salgın hastalıklarındandır. Artan teknoloji, hareketsiz yaşam, fast food tüketiminin artması, dengesiz ve düzensiz beslenme ise bu hastalığın en yakın arkadaşlarıdır. Şişmanlık önemsiz gibi görünse de birçok hastalık için alt yapı hazırlar. Erken müdahale ise bu hastalıkların önlenmesinde elzemdir.


Obezite/şişmanlık tedavisinde diyet en önemli yapı taşıdır. Bu sebeple de diyet yetkin kişiler tarafından itinayla hazırlanmalıdır. Aksi takdirde diyet tedavisi; olumlu etkilerin aksine...